Ceza Usul Hukuku Ders Notları 2

medeni genel

CEZA MUHAKEMESİ KURALLARININ UYGULAMA ALANI

 

KONU BAKIMINDAN UYGULAMA ALANI

Ceza muhakemesinin uygulama alanı ceza uyuşmazlıklarıdır.

“Bu Kanun, ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı hususundaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler. (CMK m. 1)”

Bazı istisnaları vardır.

 

“Kovuşturma evresinde mağdur veya sanığın yaşının ceza hükümleri bakımından tespitiyle ilgili bir sorunla karşılaşılması halinde; mahkeme, ilgili kanunda belirlenen usule göre bu sorunu çözerek hükmünü verir. (CMK m. 218/2)”

Bir diğer istisna ise koruma tedbirleri nedeniyle tazminat yargılaması Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılacaktır.

YER BAKIMINDAN UYGULAMA ALANI

CMK kural olarak Türkiye’de işlenen eylemler hakkında uygulanır. Bununla beraber, çeşitli koşullar altında yurt dışında işlenen eylemlerle ilgili olarak da Türkiye’de CMK hükümlerinin uygulanması mümkündür.

  • Türk vatandaşının yabancı ülkede suç işlemesi durumunda (TCK m. 11),
  • Yabancı tarafından, yabancı ülkede Türkiye’nin, Türk vatandaşının veya özel hukuk tüzel kişisi zararına suç işlenmesi durumunda (TCK m. 12),
  • TCK 13. maddedeki suçlar (evrensellik ve koruma sistemine göre)

ZAMAN BAKIMINDAN UYGULAMA ALANI

  • Ceza muhakemesi kurallarında bir değişiklik söz konusu olduğunda eski veya yeni kurallardan hangisinin uygulanacağı sorunu, ceza muhakemesi kurallarının zaman bakımından uygulanma alanını oluşturmaktadır.
  • İstisnaları olmakla birlikte ilke ceza muhakemesi kurallarının derhal uygulanmasıdır.

Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna “Ceza Muhakemesi Kanunu, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, aşağıdaki maddelerin hükümleri saklı kalmak üzere, kesin hükme bağlanmış olanlar hariç, görülmekte olan bütün soruşturma ve kovuşturmalarda uygulanır. (4/1) Ancak, Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlüğe girmesinden önce soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yapılmış işlem ve kararlar hukuki geçerliliklerini sürdürürler.(4/2)”

Derhal uygulanma ilkesi TCK ve CMK arasındaki önemli uygulama farklarından biridir. Bu nedenle bir kuralın ceza hukuku kuralı mı, yoksa ceza muhakemesi kuralı mı olduğunun belirlenmesi önem arz etmektedir.

Eğer bir kural yaptırım öngörüyorsa ceza hukuku kuralı; yaptırım öngörmüyor, sadece ceza gerektiren eylemin işlenip ilenmediğinin tespitine yönelik ise ceza muhakemesi hukuku kuralı söz konusu olacaktır.

MUHAKEME ENGELLERİ

Soruşturma ve kovuşturma için aranan şartlara, mahkemenin yargılama yapabilmesi için aranan şartların hepsine topluca “MUHAKEME ENGELLERİ” denir.
Bu şartların bir kısmı gerçekleşmediğinde soruşturma, bir kısmı gerçekleşmediğinde ise kovuşturma yapılamamaktadır.
Muhakeme engellerinin varlığı halinde artık ceza uyuşmazlığının çözülmesi mümkün değildir.
Muhakeme engeli olup olmadığı muhakemenin her aşamasında resen araştırılır.

  1. Şikayet, izin, talep, karar
  2. Dava süresi,
  3. Yargı ve açık dava bulunması,
  4. Ön ödemenin yerine getirilmesi,
  5. Dava zamanaşımı,
  6. Af,
  7. Uzlaştırma,
  8. Sanığın hazır bulunmaması*
  9. Sanığın akıl hastası olması*
  10. Bekletici meselenin çözümü*
  11. Yasama dokunulmazlığı bulunması*

ŞİKAYET: Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. (TCK m. 73)

TCK’da Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar (Md-132-140) arasındaki suçlardan “Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç, bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır. (Md. 139)”

Ticari sırların ifşası (md. 239), Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikayeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(md. 102) vs.

İZİN: Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanması hakkındaki kanun, kamu görevlilerinin işlediği görev suçları nedeniyle yetkili merciin izin vermesi şartını getirmiştir.

Ayrıca TCK bazı maddelerinde dava açılmasını Adalet Bakanının iznine bağlamıştır.

TALEP: Bazı suçlarda dava açılması Adalet Bakanının talebine bağlanmıştır.

KARAR: Milletvekillerinin işlediği suçlarda dokunulmazlığın kaldırılması kararı aranmaktadır.

DAVA SÜRESİ: Savcının dava açabilmesi için bazı hallerde belli süre sınırı getirilmiş olup, süre geçirildikten sonra dava açılması mümkün olmamaktadır.

Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının bir muhakeme şartı olarak, günlük süreli yayınlar yönünden dört ay, diğer basılmış eserler yönünden altı ay içinde açılması zorunludur. (Basın Kanunu m. 26/1)

YARGI VE AÇILMIŞ DAVA BULUNMASI: Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. (CMK 223/7)

Bu hüküm gereği dava açılmamalı, dava açılmışsa da davanın reddine karar verilmelidir.

ÖN ÖDEMENİN YERİNE GETİRİLMESİ: TCK 75. maddeye göre ön ödeme kapsamındaki suçlarla ilgili olarak ön ödeme yerine getirilmişse dava açılmayacaktır. Hatta savcı dava açmışsa ön ödeme işlemi mahkemece yapılacaktır. Dava ancak ön ödeme yapılmadığı takdirde açılabilecektir.

TCK m. 75-Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili;

  1. a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,
  2. b) Hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için otuz Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,
  3. c) Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis cezası için bu fıkranın (b) bendine göre belirlenecek miktar ile adlî para cezasının aşağı sınırını,

Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz. (TCK m. 75)

DAVA ZAMANAŞIMININ GERÇEKLEŞMESİ: TCK 66. m.’de belirtilen süreler geçtikten sonra kamu davası açılamaz. “Dava açılmışsa düşme kararı verilir. (CMK 223/8)”

 

Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;

  1. a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
  2. b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl,
  3. c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
  4. d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl,
  5. e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,

            Geçmesiyle düşer. (TCK 66/1)

AF: Af halinde kişi hakkında dava açılmaz.

Genel af halinde, kamu davası düşer, hükmolunan cezalar bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalkar. (TCK 65/1)

UZLAŞTIRMA: Şartları gerçekleştiği hallerde şüpheli ile mağdur/suçtan zarar gören arasında uzlaştırma girişiminde bulunulmadıkça dava açılamaz. Uzlaştırma gerçekleşirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. (CMK 253) Sehven dava açılmışsa uzlaştırma prosedürü uygulanır. Uzlaştırma gerçekleştiğinde düşme kararı verilir.(CMK m. 254)

UZLAŞTIRMA: Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur: (CMK m. 253)

  1. a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
  2. b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;
  3. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
  4. Taksirle yaralama (madde 89),
  5. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
  6. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
  7. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239)

 

 

SANIĞIN HAZIR BULUNMAMASI: Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir. (CMK 193/1)

Ancak bu kuralın istisnaları vardır. Örneğin,

Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır. (CMK 195/1)

Bulunduğu yer bilinmeyen veya yurt dışında bulunup da yetkili mahkeme önüne getirilemeyen veya getirilmesi uygun bulunmayan sanık gaip sayılır. (m. 244/1) Gaip hakkında duruşma açılmaz; mahkeme, delillerin ele geçirilmesi veya korunması amacıyla gerekli işlemleri yapar. (m. 244/2)

Hakkındaki  soruşturmanın veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişiye kaçak denir. (m. 247/1) Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet kararı verilemez. (m. 247/3)

ŞÜPHELİ VEYA SANIĞIN AKIL HASTASI OLMASI:
Suç işledikten sonra akıl hastası olan ve savunmasını yapmasına esaslı bir şekilde engel olan durumlarda sanık yargılanamaz. Bu durumda durma kararı verilir. (m. 223/8) Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma kararı verilemez. (m. 223/9)

Durma kararı verildikten sonra sanık akıl hastalıkları hastanesinde tedavi altına alınmalıdır. Uygun aralıklarla sıhhatine kavuşup kavuşmadığı saptanmalı, yargılanabilir duruma geldiğinde yargılaması yapılmalıdır.

Sanık fiili işlediği sırada akıl hastası ise, yargılaması yapılarak gerekli güvenlik tedbirine hükmedilir.

BEKLETİCİ MESELENİN ÇÖZÜMÜ: Yüklenen suçun ispatı, ceza mahkemelerinden başka bir mahkemenin görev alanına giren bir sorunun çözümüne bağlı ise ceza mahkemesi yargılamaya devam ederek karar verebileceği gibi açılmış davanın sonuçlanmasıyla ilgili olarak bekletici sorun kararı da verebilir. (m. 218/1) Bu durumda bekletici sorunun halline kadar yargılamaya ara verilir.

YASAMA DOKUNULMAZLIĞI: Milletvekilleri hakkında dokunulmazlık kaldırılmadığı sürece veya milletvekilliği süresince yargılama yapılamayacaktır. Ancak bu durum soruşturma yapılmasına engel değildir.

 

YARGILAMA ŞARTLARININ GERÇEKLEŞMEMESİNİN SONUÇLARI

Sanığın hazır bulunması, sanığın akıl hastası olmaması, bekletici meselenin çözümü ve yasama dokunulmazlığı bulunmaması yargılama şartı olduğundan  bu şartlar gerçekleşmese de dava açılabilecektir. Bu nedenle soruşturma aşamasında sadece dava şartlarının gerçekleşmemesinin sonuçlarından bahsedilir.

Bu şartların gerçekleşmemesi halinde Cumhuriyet savcısı, dava açmaz ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.

Ancak savcı gözden kaçırarak dava açmışsa;

  • Mahkeme iddianamenin iadesine karar vermelidir.

İddianame kabul edilmişse;

  • Şartın gerçekleşmesi mümkünse “durma” kararı,
  • Daha önce açılmış bir dava veya verilmiş bir karar varsa ‘‘davanın reddine’’,
  • Şartın gerçekleşmesi mümkün değilse örneğin şikayet düresi geçmişse, “davanın düşmesine” karar verilecektir.

CEZA MUHAKEMESİ İŞLEMLERİ

Ceza muhakemesi işlemleri hukuki bir sonuca ulaşmak ve muhakemeyi ileri götürmek için yapılmış olan iddia, savunma ve yargılama niteliğindeki irade açıklamalarıdır.

Ceza muhakemesindeki işlemler maddi yapılarına göre, sözlü, yazılı ve eylemli olabilir. Ayrıca elektronik işlemler vardır.

İfade almak, şahit dinlemek sözlü; iddianame, temyiz dilekçesi, mahkemeye yöneltilen talepler yazılı; arama, keşif vs. ise eylemli işlemlerdir.

Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır. (m. 38/A-1)

Ceza muhakemesi işlemleri işlemi yapan kişiye göre;

  1. Hakim İşlemleri
  2. Savcı İşlemleri
  3. Savunma İşlemleri

Olmak üzere ayrılır.

HAKİM İŞLEMLERİ

Hakim işlemleri eylemli işlemler ile fikri nitelikli olan kararlardır.

Soruşturma aşamasındaki hakim kararları sulh ceza hakimliği kararıdır. Arama, tutuklama gibi.

Kovuşturma aşamasındaki kararlar ise ara karar ve son karardır.

Ara kararlar, son kararın verilebilmesi için yapılması gereken işlerle ilgili kararlardır. Bilirkişiye başvurma, tanık dinlenmesi vs.

Son karar ise yargı organının yargılamayı sona erdiren kararıdır. Bu karar uyuşmazlığın esasını çözen bir karar olabileceği gibi; uyuşmazlığı esastan çözmeyen red, düşme vs. kararlarıdır.

Hüküm adı verilen son kararlar kural olarak kesin değildir. Ancak temyiz yargılaması sonucunda kesin hüküm kuvvetini kazanacaktır.

Hakim kararların çoğunu duruşma yaparak verir. “Duruşmada verilecek kararlar, Cumhuriyet savcısı, duruşmada hazır bulunan müdafi, vekil ve diğer ilgililer dinlendikten; duruşma dışındaki kararlar, Cumhuriyet savcısının yazılı veya sözlü görüşü alındıktan sonra verilir. (CMK 33)”

SAVCI İŞLEMLERİ

Savcı işlemleri de eylemli ve fikri işlemler şeklindedir.

Eylemli işlemler araştırma ve koruma işlemleridir.

Koruma işlemleri koruma tedbirlerine başvurulmasıdır. Örneğin; yakalama, tutuklama, adli kontrol, zorla getirme, iletişimin tespiti, teknik araçlarla izleme, bilgisayarlara el koyma vs.

Fikri işlemler ise iddianame hazırlanması ve esas hakkında mütalaadır.

SAVUNMA İŞLEMLERİ

Sanığın veya müdafiin dava ile ilgili olarak ileri sürdükleri talepler, savunma işlemleridir. Genellikle dilekçe veya layiha olarak adlandırılır.

MUHAKEME İŞLEMLERİNDE SÜRELER

Süreler;

  1. Hak düşürücü süreler: Süresinin geçirilmesi durumunda yapılamayacak işlemlerle ilgili süreler hak düşürücü sürelerdir. (itiraz ve temyiz süreleri)
  2. Koruyucu süreler: Kanunun bir işlemin yapılamayacağı zamanı göstermek için sürenin aşağı haddini belirlemesi durumunda söz konusu olur.  (Çağrı kağıdının tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerekir.)
  3. Yaptırımsız (Düzenleyici) Süreler: Ceza muhakemesi işleminin yaptırımı yoksa bu süreler düzenleyici sürelerdir.  Örneğin, “Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir. (CMK 268)”

SÜRELERİN HESAPLANMASI

Süreler saat, gün, hafta, ay ve yıl olarak belirlenmiş olabilir.

Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar.

Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer.

Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa; süre, ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer.

Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.

Ceza işlerini gören makam ve mahkemelerde her yıl 20 Temmuz-31 Ağustos arası adli tatildir.

Adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.

ESKİ HALE GETİRME

Bir hükmün şekli olarak kesinleşmesine rağmen yargılama konusu yapılmasını olanaklı kılmaktadır. Ancak bunun için en temel koşul, sürenin kaçırılması açısından ilgilinin hiçbir şekilde kusurlu olmamasıdır.

Kanunlarda belirtilmiş olan hak düşürücü nitelikteki sürelerin kusur bulunmaksızın kaçırılması durumunda kişilerin hak kaybına uğramaması için kanunda eski hale getirme kurumu düzenlenmiştir. (m. 40-42)

Süreye uymama mücbir sebep, beklenilmeyen veya sakınılması mümkün olmayan olaylar nedeniyle gerçekleşmiş olabilir.

Kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi, eski hale getirme isteminde bulunabilir.

Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır.

Eski hâle getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren yedi gün içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir.

Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir.

Eski hâle getirme isteminin kabulüne ilişkin karar kesindir; reddine ilişkin karara karşı itiraz yoluna gidilebilir.

MAHKEME İŞLEMLERİNİN BİLDİRİLMESİ

  1. DOĞRUDAN BİLDİRİM
    1. Tefhim
    2. Yazılı İşlemin Verilmesi
    3. Diğer Bildirimler (stajyer ve avukat katiplerine yapılan bildirimler)
  1. VASITALI BİLDİRİM (Tebliğ)
    1. Yazılı İşlemin Verilmesiyle
    2. Gösterme Yoluyla (Savcıya tebligatlar gösterme yoluyla yapılır.)
    3. Sözle
    4. İlan Yoluyla (Asmak suretiyle ve gazete ilanıyla)
    5. Telefon, Telgraf, Fax ve E-Posta

İlgili Mesajlar

2
Kimler Neler Demiş?

avatar
2 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
2 Comment authors
Mehmet Berkay YazıcıAli Gürbüz Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Ali Gürbüz
Ziyaretçi
Ali Gürbüz

konu için teşekkürler çok işime yaradı

Mehmet Berkay Yazıcı
Ziyaretçi
Mehmet Berkay Yazıcı

Sınavdan bir hafta önce çalışmaya başladım ve sınavdan 95 aldım. Sitede pratik çalışma olması ve kopyala yapıştır olmaması çok iyi. Ayrıcalığınız bu olmalı. Eline emeğinize sağlık Medeni hocam.