Ceza Usul Hukuku Ders Notları 3

hukuk ders notları

MUHAKEMEDE ROL ALANLAR

CEZA MUHAKEMESİ TEŞKİLATI

CEZA MAHKEMLERİ

  1. İlk Derece Mahkemeleri
  1. Genel Mahkemeler
  1. Asliye Ceza Mahkemeleri
  2. Ağır Ceza Mahkemeleri
  1. Özel Mahkemeler
  • Çocuk Mahkemeleri
  • İcra Ceza Mahkemeleri
  • Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemeleri
  1. İkinci Derece Mahkemesi
  • Bölge Adliye Mahkemesi (BAM-İstinaf)
  1. Üçüncü Derece Mahkemesi
  • Yargıtay

SAVCILIK/KOLLUK

MUHAKEMEDE ROL ALANLAR : Muhakemede rol alanlar bir muhakemenin bunlar olmadan yürütülmesi düşünülemeyecek kişiler (muhakeme sujeleri) ile muhakemeye katılanlardır.

Muhakemenin onlar olmadan yürütülmesi düşünülemeyecek kişiler, hakim, savcı, sanık, müdafidir.

Muhakemenin akıbeti konusunda önemli etkinlik gösterebilecek haklara sahip olmayan kişiler ise tanık, bilirkişi, suçtan zarar gören, mağdur, şikayetçi, malen sorumlu ve katılandır.

CEZAMUHAKEMESİ TEŞKİLATI : Ceza Muhakemesi Teşkilatı, 2004’te kabul edilip  01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun İle 1983 yılında kabul edilen ve yürürlüğe giren 2797 Sayılı Yargıtay Kanunu tarafından düzenlenmiştir.

HAKİM

Hakim, muhakemede uyuşmazlık hakkında, iddia ve savunmanın ışığında karar veren kişidir.

Ceza mahkemeleri, asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan diğer ceza mahkemeleridir.

Ceza mahkemeleri, her il merkezi ile bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca kurulur.

CEZA MAHKEMELERİ

Ceza muhakemesi teşkilatı içindeki mahkemeler genel mahkemelerdir. Ancak ağır ceza mahkemeleri dar ve istisnai görevli olup, asıl görevli asliye ceza mahkemeleridir.

Asliye ceza mahkemeleri tek hâkimlidir.

Ağır ceza mahkemesinde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Bu mahkeme bir başkan ve iki üye ile toplanır.

İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde ceza mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır.

Ceza mahkemelerinin yargı çevresi, bulundukları il merkezi ve ilçeler ile bunlara adli yönden bağlanan ilçelerin idari sınırlarıdır.

2014’te yapılan değişiklikle Sulh Ceza Hakimlikleri kurulmuştur.

Bazı illerde bölge adliye mahkemeleri kurulmuş olup, 20.07.2016 tarihinde tüm yurtta faaliyete başlamışlardır.

ÇOCUK (CEZA) MAHKEMELERİ

Çocuk Koruma Kanununa (ÇKK) göre Çocuk mahkemesi her il merkezinde kurulur ve tek hakimlidirler. Çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara bakar.

Çocuk ağır ceza mahkemesinde bir başkan ve yeteri kadar üye bulunur. Başkan ve iki üye ile toplanır. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçu işleyen çocukların yargılamasını yaparlar. Bu mahkemeler her ilde bulunmaz.

Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz

SULH CEZA HAKİMLİĞİ GÖREVİ

2014’te yapılan değişiklikle Sulh Ceza Mahkemeleri kaldırıldı. Sulh ceza hakimlikleri kuruldu.

Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, yürütülen soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek amacıyla sulh ceza hâkimliği kurulmuştur.

İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde birden fazla sulh ceza hâkimliği kurulabilir. Bu durumda sulh ceza hâkimlikleri numaralandırılır. Müstakilen sulh ceza hâkimliğinde görevlendirilen hâkimler, adli yargı adalet komisyonlarınca başka mahkemelerde veya işlerde görevlendirilemez.

GÖREV

Görev bakımından yetki dendiğinde, ceza kanunlarındaki hangi suçlara hangi hakimlerin bakacağına ilişkin yetki paylaşımı anlaşılır.

Görev kuralları kamu düzenindendir.

Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir. Bu kanun 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanundur.

Bu kanun Asliye Ceza ve Ağır Ceza Mahkemelerinin görevlerini belirlemiştir.

ASLİYE CEZA MAHKEMESİNİN GÖREVİ

Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hakimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır. (5235 s. K. m.11)

 

AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN GÖREVİ

Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan;

  • Yağma (m.148),
  • İrtikap (m. 250/1 ve 2),
  • Resmi belgede sahtecilik (m.204/2) ,
  • Nitelikli dolandırıcılık (m. 158),
  • Hileli iflas (m. 161) suçları ile

Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan;

  • Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç) (Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar, Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar, Milli Savunmaya Karşı Suçlar, Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk)
  • 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar
  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili

dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. (5235 s. K. m.12)

GÖREV

Mahkemeler kendi aralarında basamaklandırılmıştır. Ağır ceza mahkemesi, asliye ceza mahkemesine nazaran üst derecelidir.

Mahkemenin görevini tespit ederken “Mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur. (5235 s. K. m.14)”

İSTİSNALAR: Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen karar verebilir. (CMK 4/1)
İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.
Adlî yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.
Ancak istisnai bazı durumlarda görev bakımından alt yetkili mahkemelerin işine yüksek mahkemede bakılması mümkündür. Bir kimsenin birden fazla suçtan sanık olması durumunda bazı suçların, örneğin, asliye ceza, bazılarının da ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmesi durumlarında, yargılamanın ayrı ayrı yapılması birçok açıdan doğru olmaz. Keza bir suçta birden fazla sanık bulunması durumunda da yargılamanın ayrı ayrı mahkemelerde yapılması usul ekonomisi bakımından da zararlı olacaktır. Bu durumda davalar arasında bağlantı var demektir.

Davalar arasında bağlantı bulunması durumunda bu davaların bir mahkemede bakılması kabul edilmektedir.

CMK 8. madde bağlantı olması durumunu;

“Bir kişi, birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır. (8/1)

Suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiilleri de bağlantılı suç sayılır.” ifadesiyle açıklamaktadır. (8/2)”

CMK 11 ise “Mahkeme, bakmakta olduğu birden çok dava arasında bağlantı görürse, bu bağlantı 8’inci maddede gösterilen türden olmasa bile, birlikte bakmak ve hükme bağlamak üzere bu davaların birleştirilmesine karar verebilir.” hükmü ile geniş bağlantı nedeniyle davaların birleştirilebileceğini kabul etmektedir.

Bağlantı durumunda davalar yüksek görevli mahkemede açılacağından veya açılmış davalar yüksek görevli mahkemede birleştirilebileceğinden görev kurallarıyla ilgili bir istisna oluşturmaktadır.

BAĞLANTI

Davalar arasında bağlantı varsa, sonuçları şunlardır.

  1. Davalar Birleştirilebilir.
    1. Fayda, gerek ve olanak varsa
    2. Birleştirme yasağı yoksa
  2. Nispi Muhakeme Yapılabilir
  3. Bekletici Sorun Sayma

İşin esasına girdikten sonra ayrılan davalara aynı mahkemede devam olunur.

Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen karar verebilir. (CMK m. 4/1)

İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir. (CMK m. 5/1)

Duruşmada suçun hukukî niteliğinin değiştiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez. (CMK 6) ( görev bitti)

GÖREV UYUŞMAZLIĞI

Kanunda görev konusu açıkça düzenlenmiş olmasına rağmen mahkemeler arasında görev konusunda uyuşmazlık çıkabilmektedir.

Uyuşmazlık birden fazla hakimin kendisini görevli görmesi (olumlu görev uyuşmazlığı) şeklinde olabileceği gibi, birden fazla hakimin kendisini görevsiz görmesi (olumsuz görev uyuşmazlığı) şeklinde de olabilir.

Adlî yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir. (CMK 5/2) Merciin itiraz üzerine verdiği karar kesindir.

Uyuşmazlık aynı ağır ceza mahkemesinin yargı çevresinde bulunan iki mahkeme arasında çıkmışsa ortak yüksek görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.

Aralarında uyuşmazlık çıkan mahkemelerden birisinin ağır ceza mahkemesi olması veya uyuşmazlığın farklı ağır ceza mahkemelerinin yargı çevrelerinde bulunan mahkemeler arasında çıkması durumunda Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri uyuşmazlığı çözer.

Uyuşmazlık farklı Bölge Adliye Mahkemelerinin yargı çevresi içinde bulunan mahkemeler arasında çıkmışsa, bu uyuşmazlık Yargıtay yetkili ceza dairesi tarafından çözülür.

Kural olarak görevli olmayan hakim ve mahkemelerin yaptıkları işlemler hükümsüzdür.

Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür. (CMK m. 7)

YETKİ

Mahkeme nerede işlenen suçlara bakmakla yetkili, bu konunun da incelenmesi gerekir.

CMK’da yetki konusu,

  1. Türkiye’de işlenen suçlarda,
  2. Yabancı ülkede işlenen suçlarda,
  3. Deniz, hava ve demiryolu taşıtlarında veya bu taşıtlarla işlenen suçlarda,
  4. Bağlantılı suçlarda,
  5. Davanın nakli,

Olmak üzere beş başlık altında düzenlenmiştir.

Türkiye’de İşlenen Suçlarda Yetki

Davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir.(CMK 12/1)

(Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmesi veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye’de işlenmiş sayılır.) Hareket ile netice farklı yerlerde gerçekleşmişse, öğretide iki mahkemenin anlaşarak bir yeri yetkili görmelerinin gerekeceği ileri sürülmektedir.

Teşebbüste son icra hareketinin yapıldığı, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir. (CMK 12/2)

Suçun işlendiği yerin belli olmaması ihtimali göz önünde bulundurularak CMK 13. maddeye göre, yedek kurallar öngörülmüştür. (Özel Yetki)

  1. Suçun işlendiği yer belli değilse, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
  2. Şüpheli veya sanığın Türkiye’de yerleşim yeri yoksa Türkiye’de en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
  3. Mahkemenin bu suretle de belirlenmesi olanağı yoksa, ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.

Yedek kurallar bakımından öncelik sıralaması olduğuna dikkat edilmelidir.

İstisnai Yetki Kuralları:

İstisnai yetki kuralları,

CMK 12. madde 3, 4 ve 5. fıkralarda ise istisnalar düzenlenmiştir.

  1. 12/3: Suç, ülkede yayımlanan bir basılı eserle işlenmişse yetki, eserin yayım merkezi olan yer mahkemesine aittir. Ancak, aynı eserin birden çok yerde basılması durumunda suç, eserin yayım merkezi dışındaki baskısında meydana gelmişse, bu suç için eserin basıldığı yer mahkemesi de yetkilidir.
  2. 12/4: Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçunda eser, mağdurun yerleşim yerinde veya oturduğu yerde dağıtılmışsa, o yer mahkemesi de yetkilidir. Mağdur, suçun işlendiği yer dışında tutuklu veya hükümlü bulunuyorsa, o yer mahkemesi de yetkilidir.
  3. 12/5: Görsel veya işitsel yayınlarda da bu Maddenin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır. Görsel ve işitsel yayın, mağdurun yerleşim yerinde ve oturduğu yerde işitilmiş veya görülmüşse o yer mahkemesi de yetkilidir.
  4. 161/9: ‘’ (Ek: 15/8/2017-KHK-694/146 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/141 md.) Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve bu yer ağır ceza mahkemesine aittir. Soruşturmayı Cumhuriyet Başsavcısı veya görevlendireceği vekili bizzat yapar. Başsavcı veya vekili, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısından soruşturmanın kısmen veya tamamen yapılmasını isteyebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı zorunlu olan delilleri toplar ve gerekmesi hâlinde alınacak kararlar bakımından bulunduğu yer sulh ceza hâkimliğinden talepte bulunur. ‘’

Suçun Türkiye’de İşlenmiş Sayılmasının Ölçüsü:

Suç;

  1. Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasularında,
  2. Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla,
  3.  Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla,
  4. Türkiye’nin kıt’a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı,

İşlendiğinde Türkiye’de işlenmiş sayılır.

KITA SAHANLIĞI

Kıta tabanı; sahillere bitişik fakat karasularının dışında, ikiyüz metre derinliğe kadar yada bu derinliğin ötesinde, üzerindeki suların derinliğinin doğal kaynakların işletilmesine olanak verdiği noktaya kadar uzanan deniz yatağı ve denizaltı bölgelerin toprak altı; adaların sahillerine bitişik olan bu çeşit denizaltı bölgelerinin deniz yatağı ile toprak altı.

Kıta sahanlığı, kara ülkesinin uzantısıdır.

Açık Deniz ve Hava Sahası

Açık Deniz: Karasularının dışında kalan deniz; açık deniz hiçbir ülkenin değildir. Uluslararasıdır.

Hava Sahası: Bir ülkenin egemenliği altındaki ülke ile karasuları üzerindeki saha.

İstisnai Yetki Kuralları: Yabancı ülkede işlenen suçlarda yetkili mahkeme nasıl belirlenecek CMK m. 14’de düzenlenmiştir.

Deniz, hava ve demiryolu taşıtlarında veya bu taşıtlarla işlenen suçlarda ise yetkili mahkeme nasıl belirlenecek CMK m. 15’de düzenlenmiştir.

Yabancı Ülkede İşlenen Suçlarda Yetki

Suçun işlendiği yer belli değilse, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Şüpheli veya sanığın Türkiye’de yerleşim yeri yoksa Türkiye’de en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Bununla birlikte Cumhuriyet savcısının, şüphelinin veya sanığın istemi üzerine Yargıtay, suçun işlendiği yere daha yakın olan yer mahkemesine yetki verebilir.

Bu gibi suçlarda şüpheli veya sanık Türkiye’de yakalanmamış, yerleşmemiş veya adresi yoksa; yetkili mahkeme, Adalet Bakanının istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusu üzerine Yargıtay tarafından belirlenir.

Diplomatik Görevlilerle İlgili Yetki

Yabancı ülkelerde bulunup da diplomatik bağışıklıktan yararlanan Türk kamu görevlilerinin işledikleri suçlardan dolayı yetkili mahkeme Ankara mahkemesidir. (m. 14/4)

Kanuna göre diplomatik bağışıklığı olan Türk kamu görevlilerinin işlediği suçun şahsi olup olmamasının önemi yoktur. Bütün suçlar bakımından yetkili mahkeme Ankara Mahkemeleridir.

Deniz, Hava ve Demiryolu Taşıtlarında veya Bu Taşıtlarla İşlenen Suçlarda Yetki (m. 15):

(1) Suç, Türk bayrağını taşıma yetkisine sahip olan bir gemide veya böyle bir taşıt Türkiye dışında iken işlenmişse, geminin ilk uğradığı Türk limanında veya bağlama limanında bulunan mahkeme yetkilidir.

(2) Türk bayrağını taşıma hakkına sahip olan hava taşıtları ile demiryolu taşıtları hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.

(3) Ülke içerisinde deniz, hava veya demiryolu taşıtlarında ya da bu taşıtlarla işlenen suçlarda, (genel yetki kuralı gereği suçun işlendiği yer mahkemesi yanında) bunların ilk ulaştığı yer mahkemesi de yetkilidir.

(4) Çevreyi kirletme suçu, yabancı bayrağı taşıyan bir gemi tarafından Türk kara suları dışında işlendiği takdirde, suçun işlendiği yere en yakın veya geminin Türkiye’de ilk uğradığı limanın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Bağlantılı Suçlarda Yetki: Henüz dava açılmamışsa, her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir. (CMK 16/1)

Uyuşmazlıklar değişik mahkemelerin yetkisine girdiği takdirde ise dava açılmadan önceki safhada savcıların anlaşmaları, dava açıldıktan sonra ise mahkemelerin anlaşmaları gerekir.

Mahkemelerin anlaşamaması durumunda müşterek yüksek görevli mahkeme birleştirme ve birleştirme yeri konusunda karar vermesi gerekir.

Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine, bu davaların hepsi veya bir kısmı bu mahkemelerin birinde birleştirilebilir. (CMK 16/2)

Uyuşulmazsa, Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye gerek olup olmadığına ve gerek varsa hangi mahkemede birleştirileceğine karar verir. (CMK 16/2)

Yüksek görevli mahkeme; uyuşmazlık aynı ağır ceza mahkemesinin yargı çevresinde bulunan iki mahkeme arasında çıkmışsa, ağır ceza mahkemesidir.

Buna karşılık aralarında uyuşmazlık çıkan mahkemelerin birisinin ağır ceza mahkemesi olması veya uyuşmazlığın farklı ağır ceza mahkemelerinin yargı çevrelerinde bulunan mahkemeler arasında çıkması durumunda Bölge Adliye Mahkemesi ceza daireleri yetki uyuşmazlığını çözer. (5235 s. K. m. 37/2)

Davanın Nakli: İki durumda davanın nakli söz konusu olur.

  1. Yetkili hâkim veya mahkeme, hukukî veya fiilî sebeplerle görevini yerine getiremeyecek hâlde bulunursa; yüksek görevli mahkeme, davanın başka yerde bulunan aynı derecede bir mahkemeye nakline karar verir. (CMK 19/1)

Fiili ve hukuki sebeplere, hakimin reddi nedeniyle, o yerde başka bir hakimin bulunmaması ve o yerdeki tek hakimin ölmesi örnek olarak gösterilebilir.

  1. Kovuşturmanın görevli ve yetkili olan mahkemenin bulunduğu yerde yapılması kamu güvenliği için tehlikeli olursa, davanın naklini Adalet Bakanı Yargıtay’dan ister. (CMK 19/2)

İSTİNABE: Uygulamada TALİMAT YAZMA olarak da adlandırılır.

İSTİNABE: Dosyanın görülmekte olduğu mahkemeye gönderilmek için başka bir yerde bulunan bir tanığın oradaki mahkeme tarafından ifadesinin alınması.

İstinabe durumunda hakim kendi yetkisini bir başka hakime devretmektedir. Ancak davanın naklinden farklı olarak sadece belli bazı işlemler için diğer hakime yetki verilmektedir.

Davanın Aynı İlde Başka Yerde Yapılması: Mahkeme, fiili sebepler veya güvenlik gerekçesiyle duruşmanın il sınırları içinde başka bir yerde yapılmasına karar verebilir. Bu karara karşı itiraz yolu açıktır. (CMK 19/3)

Olumlu veya Olumsuz Yetki Uyuşmazlığı: Birkaç hâkim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirler.

Uyuşmazlık aynı ağır ceza mahkemesinin yargı çevresinde bulunan iki mahkeme arasında çıkmışsa, yüksek görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.

Buna karşılık aralarında uyuşmazlık çıkan mahkemelerin birisinin ağır ceza mahkemesi olması veya uyuşmazlığın farklı ağır ceza mahkemelerinin yargı çevrelerinde bulunan mahkemeler arasında çıkması durumunda Bölge Adliye Mahkemesi ceza daireleri yetki uyuşmazlığını çözer.

Yetkisizlik İtirazı: Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme raporunun okunmasından önce bildirir.

Yetkisizlik iddiasına ilişkin karar, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusundan önce, bölge adliye mahkemelerinde duruşmasız işlerde incelemenin hemen başlangıcında, duruşmalı işlerde inceleme raporu okunmadan önce verilir. Bu aşamalardan sonra yetkisizlik iddiasında bulunulamayacağı gibi mahkemeler de bu hususta re’sen karar veremez.

Yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.

Yetkisiz Mahkemenin İşlemleri: Yetkili olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler, sadece yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz.

Ancak, yetkisiz hakimin verdiği karar karşı kanun yolu bulunduğu takdirde, orada bu kararın yetkisizlik nedeniyle geçersiz sayılması istenebilecektir.

Bir hâkim veya mahkeme, yetkili olmasa bile, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, yargı çevresi içerisinde gerekli işlemleri yapar.

Belirli Mahkemelerin Yargı Yetkisine Tabi Kişiler:   Mevzuatımızda, bazı kişilerle ilgili olarak genel görev ve yetki kurallarının dışına çıkılarak özel bir takım düzenlemelere yer verilmiştir.

Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını, Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hakimler ve Savcılar Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.

Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanırlar.

Bunların dışında, hakim ve savcılar, avukatlar, elçiler ve diplomatlık muaflığı bulunan diğer memurlar, müsteşarlar, valiler, kaymakamlar, kolluk amirleri, Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri de genel görev ve yetki kuralları dışında mevzuatta belirtilen mahkemeler tarafından yargılanırlar.

YARGI ORGANLARI ARASINDA İŞBÖLÜMÜ UYUŞMAZLIKLARI

Adli Yargı (Adli yargıya dahil ceza mahkemeleri) ile adli yargı dışında kalan diğer yargı mercileri veya yaptırım uygulama yetkisi verilmiş makamlar arasında ortaya çıkabilecek görev ve yetki uyuşmazlıkları Anayasa ve yasalarla belirlenmiştir.

Uyuşmazlık Mahkemesi, adli ve idari yargı mercileri arasında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise, adli yargı mercii olan genel mahkemeler ile kaza salahiyetine haiz sair makamlar arasında doğacak görev uyuşmazlıklarının çözümü ile görevlidir.

Yargı organları arasında (adli ve idari yargı arasında) işbölümü bakımından uyuşmazlık çıkması durumunda bu sorunu çözmek Uyuşmazlık Mahkemesinin görev alanı içindedir.

Ceza Mahkemesi ile hukuk mahkemesi arasında uyuşmazlık durumunda bu kararlar temyiz aşamasında çözülecektir. Temyiz aşamasında da ceza ve hukuk dairleri arasında bir uyuşmazlık doğmuşsa, sorun içtihadı birleştirme yoluyla çözülecektir.

İlgili Mesajlar

1
Kimler Neler Demiş?

avatar
1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
1 Comment authors
Cemil nadir özgün Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Cemil nadir özgün
Ziyaretçi
Cemil nadir özgün

Hukukta böyle notlarla sınavda belki başarılı olursun,ama o dersi biliyorsun sayılmaz