İŞ HUKUKU TEMEL BİLGİLER DERS 2

İŞ HUKUKU TEMEL BİLGİLER DERS 2

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İŞ HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARI

 

İŞÇİ; Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi denir. (İş K. m. 2/1)

İş Kanunu anlamında işçi sayılmak için ayrıca İş K. 4. md.’deki istisnalar içinde yer almamak gerekir.

Mühendis, avukat veya sekreter; eğer iş sözleşmesiyle bir işverene bağlı olarak çalışıyorsa fikri ya da bedeni olarak çalışan ayrımı olmaksızın hepsi işçi sayılmaktadır.

Çırak, stajyer, hükümlü ve askerler iş sözleşmesine dayanarak çalışmadıkları için işçi sayılmazlar.

İŞ SÖZLEŞMESİ: Bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. İş sözleşmesi, Kanunda aksi belirtilmedikçe, özel bir şekle tâbi değildir.

(İş  K. m. 8/1)

İş sözleşmesini istisna ve vekalet sözleşmelerinden ayıran unsur bağımlılık  unsurudur.

Bir işin yapılması, iş(hizmet) ve istisna sözleşmesi çerçevesine sokulamıyorsa vekalet hükümleri uygulanır.

Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan iş görme sözleşmelerine de uygulanır. (BK md. 502/2)

Yapılan sözleşmenin taraflarca hangi adla adlandırıldığı önemli değildir. İş, ücret ve bağımlılık unsurları varsa değişik adla adlandırılan bir sözleşme iş sözleşmesi sayılabilir.

ÇIRAK: Bir meslek veya sanatı öğrenmek için çalışan kişilerdir. İşçiler gibi ücret geliri elde etmek için çalışmadıklarından işçi sayılmazlar. Mesleği usta-çırak ilişkisi içinde fiilen işi yaparak öğrenmeye çalışırlar.

İş sağlığı ve güvenliği hükümleri hariç çıraklar İş Kanunundan yararlanamazlar.

Meslek Lisesi öğrencileri işletmelerde işyeri eğitimine katılan öğrenciler 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununa tabi tutulmuşlardır.

STAJYER: Öğrenmiş olduğu bir meslek ve sanatı geliştirmek, uygulama tecrübesi kazanmak için çalışan kişidir. Stajyer, zorunlu veya gönüllü stajı kabul eden, lise veya yükseköğretim kurumu öğrencisidir.

Stajyerler çıraklar kadar dahi korunmamıştır. Sosyal güvenlik açısından iş kazası ve meslek hastalıkları sigortasından yaralanmaktadırlar.

Ayrıca, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüzük ve yönetmeliklerde yer alan hükümler  işyerindeki çıraklara ve stajyerlere de uygulanır.

İŞVEREN: İşçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren denir. (İş K. m. 2/1)

Tüzel kişiliği olan dernek, vakıf, sendika, belediye  ve üniversite gibi kurumlar yanında tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları da işveren olarak kabul etmiştir.

ALT İŞVEREN (TAŞERON): Kanunda alt işveren olarak adlandırılmakla birlikte uygulamada taşeron olarak adlandırılmaktadır.

Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. (İş K. m. 2/VI)

 

TEMEL KAVRAMLAR-Taşeron

Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez. (İş K. Md. 2/VII)

Alt işverenden bahsedebilmek için bir işyerinde öncelikle asıl işveren olmalıdır. Bunun yanında asıl işverenin yürüttüğü asıl işin yanında, asıl işin bir bölümünde veya eklentilerinde iş alan ve burada kendi işçilerini çalıştıran bir işveren bulunmalıdır.

İşin tamamı üstlenilmişse, iş işçi çalıştırılmadan bizzat yerine getiriliyorsa alt işverenden söz edilemez.

Bizzat işçi çalıştırmayıp işi bölerek ihale suretiyle değişik kişilere veren iş sahibi ihale makamı asıl işveren değildir.

Fason üretim yapılmasında da asıl işveren-alt işveren ilişkisi söz konusu olmaz.

Asıl işveren-Alt işveren ilişkisi iş sözleşmesi dışında başka bir sözleşmeye dayanır. (İstisna, vekalet, taşımacılık vs.)

Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu İş Kanunundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

İş Kanunu alt işveren işçilerine, alacaklarını hem asıl işverenden hem de kendi işvereni olan alt işverenden isteyebilme konusunda bir güvence getirmektedir.

Burada amaç işçilere karşı sorumluluklarını yerine getiremeyen alt işverene karşı işçileri korumaktır.

Asıl işverenin alt işverenin işçilerine karşı olan sorumluluğunun müteselsil (zincirleme) sorumluluk olduğu kabul edilmektedir.

Asıl işveren, alt işverenle aralarındaki sözleşme gereğince alt işverene yapması gereken ödemeleri yaptığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Müteselsil sorumluluk gereği yapılan fazla ödemeleri, asıl işveren ancak rücu davası yoluyla alt işverenden, talep edebilecektir.

Söz konusu müteselsil sorumluluğun şartı asıl işverenin işçilerinin sadece asıl işverene ait işyerinde veya eklentilerinde çalıştırılmasıdır.

Daha önce bazı kamu kurumları ve İş Kanununda sayılan bazı kurumlar için zorunlu olan, taşeron işçilerinin ücretlerinin ödenip ödenmediğinin kontrol ve ödeme yükümlülüğü, 2014 yılında yapılan değişiklikle tüm asıl işverenlere getirilmiştir.

İşverenler, alt işverene iş vermeleri hâlinde, bunların işçilerinin ücretlerinin ödenip ödenmediğini işçinin başvurusu üzerine veya aylık olarak resen kontrol etmekle ve varsa ödenmeyen ücretleri hak edişlerinden keserek işçilerin banka hesabına yatırmakla yükümlüdür. (m. 36/5)

Taşeronlaşmaya Karşı Önlemler

Taşeronlaşma 1980’lerden itibaren yaygınlaşmış ve işçiler için ciddi sakıncalar meydana gelmiştir. Bunları önlemek için;

  1. Asıl iş-Yardımcı iş ayrımı yapılmış, yardımcı iş konusunda sınırlama getirilmezken, asıl işlerde taşeron işçi çalıştırılması sadece ‘‘işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde’’ mümkün olduğu kabul edilmiştir.
  2. Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamayacağı
  3. Daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamayacağı kuralları getirilmiştir.

Bu Kanunun 2 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz iş günü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. (m. 3/2)

(Değişik beşinci cümle: 16/9/2014-6552/1 md.) İtiraz üzerine görülecek olan dava basit yargılama usulüne göre dört ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi hâlinde Yargıtay altı ay içinde kesin olarak karar verir. Kamu idarelerince bu raporlara karşı yetkili iş mahkemelerine itiraz edilmesi ve mahkeme kararlarına karşı diğer kanun yollarına başvurulması zorunludur. Rapora otuz iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır. (m. 3/2)

İş Kanununa aykırı uygulamalar için ise 98-108 maddelerde cezalar belirlenmiştir.

İşyerini muvazaalı olarak bildiren asıl işveren ile alt işveren veya vekillerine ayrı ayrı idari para cezası uygulanacaktır.

İŞVEREN VEKİLİ: İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur. (m. 2/4)

Genel Müdür, muhasebe müdürü, vardiya amiri vs. işveren vekilidir.

İşveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. (m.2/5)

İŞYERİ: İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.

İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. (m. 2/2)

İŞYERİNİN BİLDİRİLMESİ: İş Kanununun kapsamına giren nitelikte bir işyerini kuran, her ne suretle olursa olsun devralan, çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren veya herhangi bir sebeple faaliyetine son veren ve işyerini kapatan işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını ve soyadını yahut unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini bir ay içinde Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne bildirmek zorundadır.(Md. 3)

İŞYERİNİN BİLDİRİLMESİ: Şirketlerin tescil kayıtları ise ticaret sicili memurluklarının gönderdiği belgeler üzerinden yapılır ve bu belgeler ilgili ticaret sicili memurluğunca bir ay içinde Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne gönderilir. (m. 3/3)

İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte, Kuruma vermekle yükümlüdür. Şirket kuruluşunun ticaret sicili memurluklarına bildirilmesi halinde yapılan bu bildirim Kuruma yapılmış sayılır ve ilgililerce ayrıca işyeri bildirgesi düzenlenmez. Ticaret sicili memurlukları, kendilerine yapılan bu bildirimi en geç on gün içinde Kuruma bildirmek zorundadır. (5510 s. K. m. 11/3)

İŞYERİNİN DEVRİ: İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. (m. 6/1)

Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. (m. 6/2)

İşyerinin devri halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır. (m. 6/3)

Tüzel kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona erme halinde birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz. (m. 6/4)

Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya işçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır. (m. 6/5)

İşyerinin devri ile ilgili hükümler, iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu işyerinin veya bir bölümünün başkasına devri halinde uygulanmaz. (m. 6/6)

İŞLETME: İşletmenin tanımı İş Kanununda yapılmamıştır.

İşletme iktisadi bir amacın gerçekleştirilmesi için bir girişimcinin bir veya birden fazla işyerinin örgütlenmesinden oluşan bir birimdir. İşyeri teknik bir amaca yönelikken, işletme kavramı iktisadi bir amaca yöneliktir.

İşyerinde üretim yapılırken, işletmede kar veya zarar edilir.

İş Hukuku bakımından, sadece birden fazla işyerinden oluşan işletmeler “işletme” sayılmaktadır.

İlgili Mesajlar

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir