Medeni Usul Hukuku Ders Notları 1

adalet

Medeni Usul Hukuku

 

Mahkemelerin işleyişiyle, mahkeme ve taraflar arasındaki işleyişi düzenleyen hukuk dalı medeni usul hukukudur.

Medeni usul hukukunun kaynakları

1-Anayasa

2-Taraf Olduğumuz Uluslararası Sözleşmeler

3-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

4- Medeni Kanun

5- İçtihatları Birleştirme Kararları

  • Bir mahkeme kanunla açılır.
  • Mahkemenin faaliyete geçmesi ise HSK’nın önerisi ve Adalet Bakanlığının onayıyla olur.
  • Muhakeme yargılama demektir.
  • Açmayı düşündüğümüz bir davanın adlı yargının hukuk bölümünde açılması gerektiğini belirledikten sonra bu davaya bakmanın bu yargı yolundaki ilk derece mahkemelerinden hangisine ait olduğu “görev” ve hangi idari merkezdeki (ilçedeki) mahkemenin bakacağı “yetki” konusunun belirlenmesi gerekir.

YARGI VE MAHKEMELER

Yargı, hakim sıfatına sahip kişilerce belirli usul kuralları çerçevesinde soyut hukuk kurallarının somut olaylara uygulanmasını ifade eder.

Yargılamayı yapan kişi hakim sıfatına sahip olmalıdır.

Şekli tanıma göre yargılamayı yapan organa göre belirleme vardır.

5 temel yargı kolu mevcuttur.

1) Anayasa Yargısı

2) Uyuşmazlık Yargısı

3) Askeri Yargı

4) İdari Yargı

5) Adli Yargı

ANAYASA YARGISI: Tepesinde Anayasa Mahkemesi vardır. Anayasa değişikliklerini, KHK, kanun, meclis iç tüzüğünün anayasaya aykırı olup olmadığını diğer yargı kolları tarafından verilen kararlara karşı yapılan bireysel başvuru taleplerini inceler.

Yüce divan sıfatıyla anayasada sayılan kişilerin yargılamasını yapar.

Siyasi partilerin mali denetim faaliyetlerini yürütür.

Anayasa Mahkemesi kararları yasama yürütme ve yargıyı bağlar.

İDARİ YARGI

İdari yargı idarenin yapmış olduğu işlemlerin iptalini yapar.

İdarenin yapmış olduğu eylem ve işlemler nedeniyle ortaya çıkan tazminat davalarını tam yargı davası olarak görür.

Vergi uyuşmazlıklarını çözer.

İdari yargı ile adli yargı arasında uyuşmazlık çıkma ihtimali yüksek olduğundan hangi yargı kolunun yetkili olduğu kanunda belirtilmiştir.

Adli yargı

olağan ve genel yargı koludur. Adli yargıda mahkemeler üç derecelidir:

  • Ilk derece mahkemeleri,
  • Bölge adliye mahkemeleri ve
  • Yargıtay.

İlk derece mahkemeleri hukuk mahkeme­leri ve ceza mahkemeleri olarak ikiye ayrılır. İlk derece hukuk mahkemeleri, genel mahkemeler ve özel mahkemeler olarak ikiye ayrılır.

Genel hukuk mahkemeleri;

  • sulh hukuk
  • asliye hukuk

mahkemeleri, özel hukuk mahkemeleri;

  • asliye ticaret mahkemesi,
  • aile mahkemesi,
  • tüketici mah­kemesi,
  • icra mahkemesi,
  • iş mahkemesi,
  • fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi,
  • denizcilik ihtisas mahkemesi ve
  • kadastro mahkemesidir.

İlk dere­ce ceza mahkemeleri

  • sulh ceza,
  • asliye ceza ve
  • ağır ceza

mahkemeleridir.

Özel ceza mahkemeleri ise;

  • çocuk mahkemesi,
  • trafik mahkemesi,
  • fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir.

ü  Bölge adliye mahkemeleri ilk derece mahkemelerince verilen kararların istinaf incelemesini yapar,

ü  Yargıtay ise bölge adliye mahkemelerince ve bazı hallerde ilk derece mahkemelerince verilen kararların temyiz incelemesini yapar.

SULH HUKUK MAHKEMELERİ

  • Kira hukukundan kaynaklanan bütün uyuşmazlıklar sulh hukuk mahkemelerinin görev alanına girer.
  • Ortaklığın giderilmesi davaları
  • Menkul ve gayri menkullere ilişkin zilyetliği koruyan davalar
  • Kanunda aksine bir hüküm yoksa çekişmesiz yargıdan kaynaklanan dava ve işler
  • Diğer kanunlarda sulh hukuk mahkemeleri görevli kılınmış da olabilir.
      Sulh hukuk mahkemesinde açılacak davalar:
    1.Kat Mülkiyeti Yasasından Kaynaklanan Uyuşmazlıklar

2.Mirasçılık belgesinin alınması

3.Tahliye Davası

  1. İzale-i Şuyu (paydaşlığın giderilmesi) Davası

5.Vesayet ve Kayyım Davaları

6.Terekede ihtiyati tedbirler, Mirasın reddi, miras şirketine mümessil atanmasına ilişkin Davalar

7.Mirasçılık belgesinin iptali Davası

8.Mirasta defter tutulması

9.Kira Tespiti ve Kira Bedelinin Arttırımı Davaları

10.Delil tespit istemi

11.Alacak, Maddi ve Manevi Tazminat Davaları

12.Tevdi mahalli tayini

ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ

  • Bir yerde bir özel mahkeme kurulamamışsa o yerdeki asliye hukuk mahkemesi o özel mahkeme sıfatıyla o davaya bakar.
  • Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin bütün davalar, şahıs varlığına ilişkin davalara görevli mahkeme aksine düzenleme yoksa asliye hukuk mahkemesidir.
    Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu bazı davalar:
    Tapu iptal ve tescil davası
    Tapudaki şerhin kaldırılması davası
    Kişilik haklarının korunması davası
    Muhdesatın tespiti davası
    Kamulaştırmasız el atma davası
    Kamulaştırmaya dayalı tecil ve bedel davası
    Borç vermeye dayalı alacak davası
    Trafik kazası vs. doğan maddi manevi tazminat davası
    Mirastan mal kaçırma davası
    Analık davası
    El atmanın önlenmesi davası
    Geçit hakkı davası
    Haksız işgal davası
    Babalık davası
    Menfi tespit davası
    Haksız fiile dayalı tazminat istemleri davası
    İtirazın iptali davası

GÖREV VE YETKİ

Bir davanın hangi tür mahkemede açılacağı “görev” coğrafi olarak hangi yerdeki mahkemede açılacağı ise “yetki” kuralıdır.

  • Bir davanın görevsiz olduğu davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebilir.
  • Kesin yetki olan hallerde bir davanın yetkisiz olduğu yine davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebilir
  • Görev kuralını mahkeme kendisi de re’sen inceler.
  • Kesin yetki kuralının olmadığı şartlarda eğer dava yetkisiz bir mahkemede açılırsa davalı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilk cevap dilekçesinde mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürüp itiraz etmelidir. Tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içindeki ilk cevap dilekçesinde itiraz etmezse mahkeme yetkili olur.
  • Mahkeme görevsizlik ya da yetkisizlik kararı verdiğinde, ilgili kişi kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunmalıdır. Aksi taktirde dava hiç açılmamış sayılır. Davayı tekrar açmak için yediden harç masraflarını ödemek gerekecektir.

Kesin Yetki

  • Yetki kesin yetki ve kesin olmayan yetki olarak 2ye ayrılır. Kesin olmayan yetki genel yetki ve özel yetki kurallarıdır.
  • Kesin yetki kuralları tıpkı görev kuralları gibi kamu düzenine ilişkindir, bir dava şartıdır.
  • Mahkeme yetkisiz ise davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebilir, hakim de resen dikkate almak zorundadır.
  • Kesin yetki varsa mutlaka o belirtilen mahkemede açılmalıdır.
  • Kesin yetkiyi ortadan kaldıracak sözleşme yapmak mümkün değildir.

YETKİ SÖZLEŞMESİ

Yetkinin kesin olmadığı hallerde tacirler ve kamu tüzel kişileri kendi aralarında ortaya çıkan uyuşmazlıkları çözmek üzere yetkili mahkeme kararlaştırabilirler. Tacir-tacir, tacir-kamu tüzel kişisi, kamu tüzel kişisi-kamu tüzel kişisi arasında yetki sözleşmesi yapılabilir.

  • Yetki sözleşmesi mutlaka yazılı şekilde yapılmalıdır. Bir sözleşmenin içinde şart olarak yer alabilir, bağımsız bir sözleşme de olabilir.
  • Yetki sözleşmesinin hangi uyuşmazlık bakımından yapıldığı da belli olmalıdır.
  • Yetki sözleşmesinde hangi mahkeme veya mahkemelerin yetkili olduğu gösterilmelidir.
  • Yetki sözleşmesi menfi(münhasır) yetki sözleşmesidir. Taraflar yetkili mahkemeyi kararlaştırınca diğer mahkemelerin yetkisi ortadan kalkar. Demek ki artık genel yetki geçerli değildir yalnızca yetki sözleşmesinde belirtilen mahkeme geçerlidir.
  • Taraflar yetki sözleşmesinin müspet yetki sözleşmesi de yapabilirler. Bu durumda genel yetkiye alternatif bir mahkeme belirlenmiş olur.

İlgili Mesajlar

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir