Oturma (Sükna) Hakkı

Bir taşınmaza birçok şekilde sahip olunabilmektedir. Bunlardan bir tanesi de ilgili taşınmazın üzerinde oturma hakkı tesis etmektir. 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiş olan oturma hakkı eski tabiriyle sükna hakkıdır.

Buna göre, bu hakka sahip olanlar gayrimenkul üzerinde sadece gayrimenkulün imkânlarından yararlanmak hakkına sahip olmakta ve herhangi bir tasarruf hakkına ise sahip olmamaktadır. Bu bakımdan oturma hakkına sahip olan bir kişi ilgili taşınmazı satma hakkına sahip değildir. 

Ayrıca kişiler açısından bu hakkın nasıl kurulduğu, sınırlarının neler olduğu ve kişiye ne gibi yetkiler kazandırdığı hakkında aşağıda genel bilgiler verilmekle birlikte bu konuda ayrıntılı bilgiye sahip olmak ve yaşanabilecek her türlü hukuki uyuşmazlıklarda bir gayrimenkul avukatı ile sürecin ilerletilmesi en doğru yoldur. 

Sükna Hakkkının Kurulması

Oturma hakkı, kişilerin bu konudaki ortak iradeleri sonucunda oluşturdukları sözleşmeleri ya da yasal düzenlemeleri ilgili gayrimenkulün tapu kütüğüne tescil ettirmesi ile kurulmaktadır. Yani bir kişi ancak tapu kütüğüne hakkını yazdırması halinde bu hakkın getirilerinden faydalanabilmektedir. Bu bakımdan şekil şartı bulunan haklardandır.

Bunun yanında sözleşmeden doğan oturma hakkı için tapu sicil müdürlüğünde resmi senet düzenlenmesi zorunludur. Hukuktan doğan oturma hakkı için ise ilgili mahkeme kararının tecil işlem belgesi ile tapu müdürlüğüne verilmesi gerekmektedir.

Özellikle bu durum, edinilmiş mal rejiminde sağ kalan eşin vefat eden eşe ait olup da beraber yaşadıkları gayrimenkul üzerinde kendisine mahkeme tarafından oturma hakkı tanınması halindedir. Bazı durumlarda da istisnai olarak oturma hakkı kurulabilmektedir, bunlar; vasiyetname ve miras sözleşmeleridir. Ancak bunlarda tapu kütüğüne tescil edilmelidir, aksi halde geçersiz olmaktadır. 

Ayrıca bu hak, taşınmazın sahibi veya yetkili temsilcisi ile kurulabilmektedir. Eğer taşınmaz hisseli ise bu durumda da tüm hissedarların birleşmesi halinde bu hak kurulabilmektedir. 

Bu hakka sahip olabilecek kişinin kazanacağı şeyler ise ilgili gayrimenkulden yararlanma ve kullanma haklarıdır.  Ancak gayrimenkulü satma ya da zarar verme hakkına sahip değildir.  

Oturma Hakkı Türleri

Oturma hakkı, kullanma biçimine göre bazı türlere ayrılmaktadır;

1- Bağımsız oturma hakkı; bu hakkın sahibine gayrimenkulün tamamını ya da bir bölümünü tek başını kullanma kazanımı sağlamaktadır. Ayrıca hak sahibi, ilgili gayrimenkulün tamir ve bakım masraflarını da karşılamak zorundadır. 

2- Müşterek oturma hakkı; bu hakkın sahibi ilgili gayrimenkulün sahibi ile ya da farklı bir kişiyle beraber kullanma kazanımı sağlamaktadır. Ayrıca bu hakta aksi kararlaştırılmadıkça ilgili gayrimenkulün tamir ve bakım masraflarını ilgili gayrimenkulün sahibi karşılamak zorundadır. 

3- Karışık oturma hakkı; bu hakkın sahibi ilgili gayrimenkulün bir kısmını bağımsız olarak kullanabilirken bir kısmını da ilgili gayrimenkulün sahibi ya da farklı bir kişiyle beraber kullanılmasını sağlamaktadır. Ayrıca hak sahibi bu durumda sadece ilgili gayrimenkulün kendisi ile ilgili bölümünün tamir ve bakım masraflarını karşılamak zorundadır, ilgili gayrimenkulün ortak kullanım bölümlerinin tamir ve bakım masrafları ilgili gayrimenkulün sahibi tarafından karşılanmak zorundadır. 

Süresi

Oturma hakkı, taraflar arasında belirli bir süre ile tanınmış ise bu süre zarfında kullanılmaktadır. Ancak herhangi bir süre belirlenmemiş de olabilmektedir. Bu bakımdan hayat boyunca da kullanılabilmektedir. 

Özellikleri

Oturma hakkını hukukumuzda diğer haklardan ayıran özelliklerinden bazıları ise şunlardır; 

1- Oturma hakkı, bir evde oturmak, yani ikamet etmektir. Yani bu hak sahibinin barınma ihtiyacını karşılamaktadır. 

2- Ayni bir haktır. Bu bakımdan herkese karşı ileri sürülebilen yani 3.kişilere karşı da ileri sürülebilen haklardandır. 

3- Bu hak hiçbir şekilde ilgili kişi tarafından devredilemez ve kiraya da verilemez. Yani sadece bu hakka sahip olan kişi, bu hakkın getirilerinden faydalanabilmektedir. Bu hak kayyuma da devredilememektedir. Ancak aksi taraflarca kararlaştırılasıya kadar bu hakkın sahibinin ailesi bu durumun istisnasıdır. 

4- Bu hak sadece ev, konut ve daire gibi taşınmazlar üzerinde geçerlidir. Ayrıca isterse bunların tamamı, bir bölümü hatta bir odası üzerinde de geçerli olabilmektedir. Fakat taşınmazın cinsi tapuda ev cinsinin dışında farklı bir şey ise ya da işyeri ise bu hak kurulamaz. Yani üzerinde ev bulunmayan arsa ya da taşınmazlar üzerinde bu hak kurulmamaktadır. Bunun yanında iskan izni alınmayan taşınmazlar üzerinde de bu hak kurulamamaktadır. 

5- Bir gayrimenkul üzerinde birden fazla oturma hakkı kurulabilmektedir. 

6- Bu hak ücretli ya da ücretsiz olarak kurulabilmektedir. 

7- Üzerinde oturma hakkı kurulan taşınmazın sahibinin değişmesi halinde yani satış ve miras gibi durumlarda, oturma hakkı devam etmektedir. Bu durumda gayrimenkulün yeni sahibi, eski oturma hakkı sahibinin haklarını kabul etmek zorundadır.  

Hakkın Sona Ermesi

Oturma hakkı, aşağıdaki hallerde sona ermektedir;

1- Oturma hakkı kurulurken herhangi bir süre belirlenmiş ise bu sürenin bitmesi halinde, 

2- Hak sahibi olan kişinin vefat etmesi durumunda, 

3- Oturma hakkının kurulduğu taşınmazın savaş, doğal afetler ve benzeri nedenler ile kullanılamayacak duruma gelmesi ya da taşınmazın tamamen yok olması halinde,

4- Oturma hakkının kurulduğu taşınmazın üzerinde kamulaştırma olması halinde,

5- Bu hakkın sahibi, ilgili gayrimenkulü terk etmeyi taahhüt etmesi durumunda, 

6- İlgili gayrimenkulün ipotekli olması ve ilgili gayrimenkul sahibinin borcu ödememesi halindedir. 

İlgili Mesajlar

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir