TİCARET HUKUKU GENEL BİLGİLER 

medenigenel.com logo

TİCARET HUKUKU GENEL BİLGİLER

Ticaret hukuku tüm ticari faaliyetleri düzenleyen hukuk dalıdır. Kamu hukuku ve özel hukuk ayrımında özel hukuk içinde yer alır.

Ticaret Hukukunun Düzenlenmesindeki Sistemler

Sübjektif Sistem
Ticaret hukuku ticari faaliyetlerle uğraşan kişilere (tacirlere) uygulanan özel kuralların bütünüdür.

Objektif Sistem
Ticaret hukuku ticari iş ve işlemlere uygulanan hukuktur.

Karma Sistem
Hem tacire hem ticari iş ve işlemleri esas alan sistemdir.

Modern Sistem
Ticari işletmeleri esas alan sistemdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve eski 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu modern sisteme göre hazırlanmıştır.

TİCARİ İŞLETME

Esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.
Unsurları:
1. Esnaf Faaliyeti Sınırlarını Aşan Düzeyde Gelir Sağlamayı Hedef Tutma
İşletmeyi işleten devlet, belediye gibi bir kamu tüzel kişisi olabileceği gibi gerçek kişi de olabilir.
2. Devamlılık
Sadece tek sefere mahsus, tesadüfi faaliyetler devamlı olmadığından ticari işletmeye vücut vermez
3. Bağımsızlık
Bu anlamda şube, bağımsız olmayıp merkeze tabi olduğundan ayrı bir işletme sayılmaz.
4. Esnaf Faaliyeti Sınırlarını Aşma
TTK Madde 15’ye göre esnaf ; ister gezici, ister bir dükkanda veya bir sokağın muayyen yerinde sabit bulunsun, iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahibi kişidir.
Esnaflar ticaret unvanı kullanamazlar
Hapis hakkına sahiptirler
İşletme adı kullanmaları zorunlu değildir
Ücret isteme hakkına sahiptirler
Ticari İşletme Rehini Kanunu hükümlerine göre işletmelerini rehin verebilirler.
Ticari İşletmenin Yapısı
Ticari işletme insan ve malvarlığı unsurlarından oluşur. İnsan unsuru taciri ifade ederken malvarlığı unsurları maddi ve gayri maddi unsurları ifade eder.
Maddi unsurları: Tesisat (işletmeye tahsis olunmuş gayrimenkuller, makine, alet, edevat, kamyon, otobüs, gemi gibi menkul tesisatı)
Gayri maddi unsurlar; ticaret unvanı, işletme adı, marka, patentler, fikir ve sanat eserleri, peştemaliye, sınai model ve resimler üzerindeki haklar
İşletme değeri

TİCARİ İŞLETMEDE MERKEZ VE ŞUBE

MERKEZ

Her ticari işletmenin bir merkezinin bulunması gerekir. Her tacir ticari işletmesinin açıldığı günden itibaren 15 gün içinde belli hususları işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür.
Merkez; işletmenin idari, hukuki ve ticari faaliyetlerinin toplandığı ve yürütüldüğü yeri ifade eder.
Gerçek kişilerce işletilen ticari işletmelerde merkez ikametgahtan farklı bir adres olabilir, tüzel kişilerde dernek tüzüğü veya şirket sözleşmesinde gösterilen yerdir.

ŞUBE

Tacirin işlerini yerinden yürütmek için oluşturduğu birimlerdir.

Şubenin Unsurları

1. Merkeze bağlı olma; şubenin kar ve zararları merkeze aittir. Hakların ve borçların sahibi merkezdir.
2. Dış ilişkilerde bağımsızlık; Şubenin merkezin yaptığı işlemleri üçüncü kişilerle kendi başına yapma yetkisi vardır.
3. Yer ve Yönetim Ayrılığı; Şube farklı bir şehirde de kurulabilir. Şube merkezle aynı bina içinde de olabilir. Merkezden ayrı bir yönetimi, muhasebesi, ticari defterleri olmalıdır.

Ticaret ve Usul Hukuku Yönünden Şubenin Durumu

1. Tescil Bakımından; TTK Madde 40/3’e göre Merkezi Türkiye’de bulunan ticari işletmelerin şubeleri bulundukları yer ticaret siciline tescil ve ilan olunur. Tescil talebinde süre şubenin açıldığı tarihten itibaren 15 gündür.
2. Ticaret Unvanı Bakımından; Şubeler kendi merkezlerinin ticaret unvanını, şube olduklarını belirterek kullanmak zorundadır.
3. Temsil Yetkisinin Sınırlandırılması; Ticari temsilcinin temsil yetkisi belli bir şubenin işlemleri ile sınırlandırılabilir. Bu tür sınırlandırmaların üçüncü kişilere karşı geçerli olabilmesi için bunların ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerekir.
4. Ticari işletmenin devri halinde devrin kapsamına, işletmenin bir parçası olan şube de girer.
5. Usul Hukuku Bakımından; Şubenin yaptığı işlemlerle ilgili olarak şubenin bulunduğu yerde de dava açılabilir. Ancak iflas yoluyla takip ve iflas davası ancak merkezin bulunduğu yerde açılabilir. Merkezi yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında iflas davası Türkiye’deki şubenin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde açılabilir.

TİCARİ İŞLETMENİN DEVRİ

İşletilmeye başlanmış bir işletme olmalıdır
İşletme unsurlarının topluca bir başkasına devredilmesidir
Devredilen unsurlarla işletmenin aynen ve kaldığı yerden devamı mümkün olmalıdır
Parça parça yapılan devir işlemleri işletmenin devri değildir.
Ortağın şirketteki payını başkasına devretmesi ticari işletmenin devri değildir.
TBK Madde 202’ye göre «Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur.
İki yıl boyunca önceki borçlu da devralanla birlikte devirden önce doğmuş olan borçlardan müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden, daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar
İşletmeye dahil unsurlardan hangilerinin devir işleminden hariç tutulduğunun sözleşme ile belirlenmesi gerekir. Aksi takdirde bütün varlıklar devredilmiş sayılır. Devir bir gayrimenkuldeki kiracılık hakkını da kapsar.
İşletme aktif ve pasiflerle birlikte devredilmelidir.
İşletme devri yazılı şekil şartına bağlıdır. Bu sözleşme tasarruf işlemi niteliğindedir. Ticaret siciline tescil olunur.

Devrin Sonuçları

Ticari işletmeyi devreden kişi, ticareti terk etmiş olur ve buna bağlı olarak, tacir sıfatını kaybeder
İşletmeye daimi şekilde tahsis edilmiş olunan tüm unsurlar devralana geçer.
Devrolunan işletmedeki bazı unsurlar 3. kişiye ait ise, iyi niyetli devralan bunlar üzerinde de mülkiyet hakkını kazanır
Müşteri çevresi de alıcıya geçer. Sözleşmede öngörülmemiş olsa bile devreden rekabet etmeme borcu altındadır.
Kiracılık hakkı da devralana geçer
Devrolunan ticari işletmenin borçlar, devrin alacaklılara bildirilmesinden veya Ticaret Sicil Gazetesiyle ilanından itibaren devralana geçer. Alacaklılara bildirme yükümlülüğü devralana aittir. Şekle tabi değildir.
Devralan kendisi tarafından bilinmeyen borçlardan da sorumludur.
Taraflar sadece iç ilişkilerinde geçerli olmak üzere devralanın bazı borçlardan sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma yapabilir.
Devredenin 2 yıl müteselsil sorumluluğu devirden önceki borçlar için söz konusudur. Devirden sonraki borçlar için herhangi bir sorumluluğu yoktur.
Ticari işletmenin devri sonucunda tacir sıfatını kaybeden kişi, ticareti terk ettiğini İİK Madde 44’e göre ilan ettiği tarihten itibaren 1 yıl daha iflas yoluyla takip edilebilir
İşletme devrinde devralan ticaret unvanını aynen kullanabilir.

TİCARİ İŞLETMENİN REHNİ

Ticari işletme rehini kredi kurumları ve kredili satış yapan gerçek ve tüzel kişiliği haiz müesseseler ve kooperatifler ile ticari işletme işletenler arasındaki kredi sözleşmeleri kapsamında, alacağı teminat altına almak için yapılır.
Rehin için önce noter tarafından resen hazırlanmış rehinin kapsamına giren unsurların tümünün gösterildiği bir sözleşme yapılır. Daha sonra ticaret sicili müdürlüğünce tutulan özel sicile tescil edilir ve rehin kurulmuş olur.
Tescil kurucudur. Tescili talep süresi sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren 10 gündür.
Gayrimenkuller, kiracılık hakkı, müşteri çevresi, hammadde ve stoklar döner varlıklar grubundan olduklarından rehin edilemezler.
Menkul işletme tesisatının ( sabit yatırım malvarlığının), ticaret unvanının ve kullanılıyorsa işletme adının rehine dahil edilmesi zorunludur.
Diğer unsurların rehine dahil olup olmayacağı sözleşme ile belirlenir.
Ticari temsilci özel olarak yetkilendirilmedikçe bu sözleşmeyi yapamaz.

Ticari İşletme Rehinin Hükümleri

Rehin konusu mallar ve haklar rehin veren tarafından kullanılmaya devam edilir. Ancak izinsiz ve kötü niyetli işlemler sonucunda malın telef olması sebebiyle alacaklı alacağını kısmen elde edemezse borçluya şikayet üzerine hapis ve para cezası verilir.
Rehinli bir ticari işletmeyi devralanın bu hususu bildiği kabul edilir ve iyiniyet iddiasında bulunamaz.
Aynı işletme üzerinde birden çok rehin kurulabilir. Ancak tescil sırası gözetilerek satış bedeli üzerindeki haklar tespit edilir.
Rehinden habersiz rehin bölgesi dışındaki münferit unsurları üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak kazananın bu kazanımları geçerlidir.
Rehine dahil unsurlar için tazminat veya sigorta tazminatı ödenirse rehin alan bu tazminat üzerinde de rehin hakkına sahip olur.
Borcun ödenmesi ile rehin sona erer. Ancak rehinin sicilden terkini için alacaklının başvurması veya bu doğrultuda mahkeme kararı gerekir.
Rehin veren ticaret sicilindeki kaydını terkin ettirirse sicil memuru bunu derhal alacaklıya bildirir. Alacaklı bu bildirimin kendisine ulaşmasından itibaren 2 ay içinde rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başvurmazsa rehin hakkı son bulacaktır.
Doğan uyuşmazlıklara, tescilin gerçekleştiği sicil çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemeleri bakar.

İlgili Mesajlar

1
Kimler Neler Demiş?

avatar
1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
1 Comment authors
medeni genel Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir